Mostly Empty

Ömer Kırat

Neden "Uzay Boşluğu" diyoruz? Boşu boşuna mı? Hayır! Öyle isimlendirilmesinin nedeni bunu hakketmesi... Evrendeki madde (ing. Matter) denen "şey" oldukça seyrelmiştir. Kısaca evrenimiz "Matter Fakir" dir.

Makro ölçekte sıkça verilen bir örneği hatırlayalım. Bizi kavuran Güneş yok olsa bunu 8 dakika gecikmeli (üstelik canlı yayın olsa bile) görebiliriz. İşte bu gerçek; uzaklıkların (nispeten birbirine yakın madde kümeleri arasındaki; yıldız-gezegen, galaksi kümeleri gibi) ne denli muazzam, dolayısıyla maddenin ne denli seyrek olduğunu bize gösterir. (Muhtemelen gecikmeli olarak)

Bir arada olan madde, yani mikro ölçekte de durum bundan farklı değildir. Örneğin bir atomu, futbol sahası kadar büyütelim. Onun büyük bölümünü oluşturan çekirdek bu sahanın ortasındaki bir avuç bezelyeye denk gelirdi. Onun etrafınde dönen elektronlar ise öyle küçüktür ki onlara her baktığımızda nazar değdiririz.
Aslında küçük değillerdir. "Küçük" kelimesi onları tanımlamak için yetersizdir. Bildiğimiz anlamda "var" oldukları bile söylenemez. En ağır atomun ağırlığının 0,000 000 000 000 000 000 004 gram olduğunu söylersek, durum daha iyi anlaşılır. Bunların dışında dışında kalan yer (atom çekirdeği ve elektron arasındaki) boştur. Kısacası maç, boş trübünlere oynanmaktadır.

Bu bilgiye; evrenin genişlediği yani daha da seyreldiği bilgisini eklediğimizde varoluşun oldukça "inceltilmiş" olduğu sonucuna varırız.

Evren birgün inceldiği yerden kopar mı, bizler bir tür kozmik tiner (inceltici) bağımlısı mıyız bilmiyorum. Çünkü "ben" dediğim şey, böylesine sulandırılmışken (vücudumuzun % 65'i) bu tür konulara konsantre olamıyorum.